İkiz Gebelikler



 

Amaç tek bebek
Son yıllarda Tüp bebek tedavilerinin yaygınlaşması ile birlikte çoğul gebeliklerin görülme sıklığı gitgide artmaktadır. Tedavinin son aşamasında uygulanan çoklu embriyo transferinde başarı, tek embriyo transferine göre daha yüksektir. Ancak bunun bedeli çoğul gebeliklerin artışıdır. Bu durum da maalesef aşağıda söz konusu olan riskleri beraberinde getirmektedir.
Hiç bir zaman tüp bebekte ikiz gebelik planlanamaz. Bu durum tüp bebek tedavisinin bir başarısı değil bir yan etkisi olarak adlandırılır. Gerçek başarı tek bebekle sağlıklı doğum olarak algılanmalıdır. İkiz gebelikler hem anne adayı hem de bebek için tekil gebeliklerde olmayan bazı yeni riskleri beraberinde getirmektedir. Aynı anda iki bebek sahibi olmak heyecan verici ve daha ekonomik görünebilir. Ancak ikiz gebelik için madalyonun diğer yüzünün anne hem de bebekler açısından daha eziyetli, komplikasyon oranı yüksek ve fizyoloji dışı bir durum olduğu bilinmelidir.

Bir yan etki olarak adlandırılan ikiz gebelik tüp bebek tedavisinde iki yolla önlenebilir. Birincisi embriyo transferinde tek embriyo yerleştirerek ikincisi de tuttuktan yaklaşık 1 ay sonra oluşmuş olan ikizleri tek gebeliğe indirgemektir. Tek embriyo transferi tüp bebek başarısını önemli ölçüde azalttığından dolayı genellikle hasta tarafından kabul görmemektedir. İkiz gebeliği indirgemenin getirdiği etik çekingeleri ve ruhsal yük bu kararda çiftleri zorlamaktadır


İkiz gebeliğin getirdiği riskler nelerdir?
ERKEN DOĞUM RİSKİ:

Gebeliğinen korkulan ve en çok zarar görme potansiyeli olan yan etkisidir. Bu durum ikiz gebeliklerde belirgin şekilde yüksektir. Bu rahmin fazla gerilmesi ve taşıma kapasitesinin zorlanmasından kaynaklanır. Ortalama gebelik süresi tekiz gebeliklerde 40 hafta iken, bu süre ikiz gebeliklerde 37, üçüz gebeliklerde 35 haftaya düşer. Bu duruma sıklıkla suların erken gelmesi de eşlik eder. Merkezimizde ikizlerde %18,9 oranında 32. hafta öncesi erken doğum gözlenmektedir. Bunların % 8 si immatür doğum dediğimiz kaybedilen gebelikler olurken, geriye kalan %11 lik kısımda yoğun bakım gerektiren prematürite durumu ile karşılaşılmıştır. Buradan yaklaşık beşte bir olasılıkla ciddi sorunlu bir gebelik yaşanacağı anlamı çıkmaktadır.
Prematürite denilen durum erken doğmuş ve gelişmemiş bebeğin dış ortama adaptasyonundaki sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Erken doğan bebeklerin özel yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin olduğu ortamlarda bakılması gereklidir. Ülkemizin sağlık sisteminin kanayan yarası olan yeni doğan yoğun bakım servislerinin yetersizliği bölgemiz için de sorun oluşturmaktadır. Ayrıca kuvöz bulunması ve gerekli bakımlarının ideal koşullarda yapılması bile her zaman yeterli gelemeyebilir.  Erken doğuma ve akciğerlerinin yetersiz kalmasına bağlı yan etkiler sonucunda ileriki yaşamlarını etkileyebilecek ciddi kalıcı sakatlıklar gelişebilmektedir.


Bu risklerden dolayı merkezimiz riskin azaltılması adına üçüz ve dördüz gebeliklerde olduğu gibi ikiz gebeliklerde de teke indirgenme işlemini seçenek olarak sunmaktadır. Merkezimize bu konudaki 2008 yılına ait veriler aşağıda sunulmuştur.

 

Tek 133 (sayı)

 Control ikiz     323(sayı)

İndirgeme işlem sonrası ilk 4 haftada kayıp

2/133(%1,5)

-

24 hafta altında kayıp oranı

4/110(%3,6)

21/253(% 8,3)

Aşırı prematüre doğum (29 hafta altı)

0/110 (%0)

8/253(% 3,1)

Prematüre doğum        (29-32w)

3/110(%2,7)

19/253(%7,5)



ERKEN DOĞUM ÖNLENEBİLİR Mİ?
Erken doğumu önlemek adına yapılacak şeyler çok sınırlıdır.  Bazı durumlarda serviks (rahim boynu) kısaldığı taktirde serklaj denilen o bölgenin güçlenmesini sağlayan dikiş atılabilmektedir. Bir diğer yaklaşımda kanıtlanmamış olmasına rağmen rahim boynuna yer çekimi etkisi ile olabilecek baskıyı azaltmak adına yatak istirahatidir

KRİTİK HAFTALAR HANGİLERİDİR?
20. haftadan sonra doğuma kadar  yatak istirahati önerilmektir. Genellikle sanılanın tersine ilk 3-4 ay çok güvenli olup yatak istirahati gereksizdir. Ancak 20. hafta sonrası ise kapasitenin zorlandığı bir dönemin başlangıcı olduğu için bu dönemden sonra doğuma kadar    yatak istirahati önermekteyiz.

28. haftadan önce eğer erken doğum gerçekleşirse maalesef akciğer gelişimi olmadığı için gebeliği kaybetme riski yüksektir. 1000 gr civarında olan bebekler bu dönemden sonra doğduklarında çoğu zaman Prematüre Yoğun Bakım Servislerinde özel küvözlerde bakım alması gereklidir.

34. haftadan sonra 2000 gramın üzerine çıktığı ve artık riskin çok azaldığı dönemdir. Bu dönemde eğer gebelikte ekstra bir risk yoksa Prematüre Yoğun Bakım Servisi olmayan bir yerde de doğum gerçekleşebilir.

GEBELİK KAYIP RİSKİ:
Çalışmalar ikiz gebeliklerde düşük olasılığının fazla olduğunu göstermiştir. % 10 olasılıkla görülen bu kayıplar genellikle gebeliğin ortalarında gerçekleşmektedir. Merkezimizde yukarıdaki tablodan da görülebileceği gibi yaklaşık 2.5 kat ikiz gebelik riski arttırmaktadır. Tek gebelikteki kayıptan farklı ikiz gebelikteki kayıplar gebeliğin 4. ve 5. aylıkken canlı doğum gibi gerçekleşir. Ancak bu bebeklerde akciğer gelişimi olmadığından dış ortamda yaşatılması mümkün olamamaktadır. Böyle bir gebelik kaybının geç dönemlerde gerçekleşmesinin ruhsal ve fiziksel etkilerinin aileleri çok fazla yıprattığına tanık olmaktayız.


FETAL ANOMALİ RİSKİ (Sakatlık riski):
Erken doğuma bağlı gelişebilecek sakatlıkların yanı sıra ayrıca doğuştan anomaliler de artış göstermektedir. Tüm anomaliler (çok ufak ve önemsiz olanlar da dâhil) dikkate alınırsa %2 kabul edilen oran ikiz gebeliklerde %4 e ulaşır. İkiz gebelikte buna neden olacak birkaç faktörü tanımlamak mümkündür; Özellikle tek yumurta ikizliğinin normal gelişimden bir sapma olduğu kabul edilebilir ve bu grupta daha fazla gözlenir. Bunun dışında bebeklerin beslendiği plasentadan kaynaklanan problemler ve rahim içindeki kalabalık (!) nedeniyle bebeklerin duruş pozisyonlarındaki bozukluk ta sakatlıklara neden olabildiği ileri sürülmektedir.

GEBELİK BULANTILARI:
İkiz gebelik taşıyan annelerin sabah bulantıları genellikle diğerlerine göre daha ağır seyreder ve uzun sürebilir. Bu durum daha yüksek düzeyde bulunan gebelik hormonuna (HCG) bağlanmıştır.

KANSIZLIK RİSKİ (Anemi riski):
Gebelik sırasında bebeklerin kan hücreleri annenin demir depoları kullanılarak oluşturulur. İki bebeğin gereksinimini karşılayacak demir miktarının daha fazla olduğu açıktır. Bu durumda anne demir desteği alsa da kansızlık (anemi) oluşma riski ikiz gebeliklerde belirgin şekilde artmıştır.

PREEKLAMPSİ RİSKİ (Gebelik zehirlenmesi):
Çoğul gebeliklerde preeklampsi yani gebeliğe bağlı tansiyon yüksekliği riski belirgin olarak artmıştır. Bu durumdan, tekiz gebeliğe göre daha yüksek olan gebelik hormon düzeyi sorumlu tutulmaktadır.

DOĞUM SONRASI KANAMA RİSKİ:
Fazla gerilmiş olan rahim kasları, ikiz bebeklerin doğumundan hemen sonra kanamanın durmasını sağlayabilecek güçte kasılma sağlayamayabilir. Bu durumda doğum sonrasında 'atoni kanaması' adını verdiğimiz şiddetli kanama problemi ortaya çıkabilir.

ÜÇÜZ GEBELİK YAŞARSAM NE OLUR?
Merkezimiz istenmeyen böyle bir durumda hastalarımıza şiddetle gebeliğin 8. haftasında vajinal yolla fetal redüksiyon işlemi ( çoğul gebelik sayısını azaltma) önermektedir. Bu güne kadar yaptığımız bu işlemde gebelik kayıp riskimiz %2 civarındadır. Buna karşın %50 civarında olan şiddetli erken doğum riski ve gebelik kayıp riski göz önüne aldığımız zaman indirgeme işleminin daha akılcı olduğuna inanırız.

 

Facebook da paylaş twitter da paylaş
En Son Arananlar